Anne Babalar Buraya

KİTAP OKUYALIM MI YAVRUM?

Ruhumda tüm insanlara karşı, okuduğum kitapların sayısı arttıkça derinleşen bir ilgi doğdu. İnsan emeğine karşı saygı, onun huzursuz ruhuna karşı sevgi tomurcuklandı içimde…

Gorki.

Kitaplar, algıladığımız dünyadan çıkıp yepyeni bir dünyaya açtığımız pencerelerdir. Bu klişe 'pencere' metaforu, Gorki'ye atıfla kitabın dünyasından gerçek dünyaya derin bir ilgi ve sevgiyle taşınan insana bakış açısını betimler.

Öğrenilmiş olan ve değişmez kabul edilen sabitlerin sığlığı kitapların tuttuğu ışıkla her bir zihinde benzersiz halde var olur.

Çocuğun benzersizliğini keşfetmesi, zihin gelişiminde çok önemli bir yer tutan kelimelerle ve o kelimelerin tanımladığı duygularla mümkün olur. Çocuk, kitapların içine girdikçe, kendi dünyasının saf zenginliğiyle düşünme, keşif, hayal ve his bahçelerine adım atar.

Bu adım sadece bağımsız kitap okuyabilme ediminin olduğu çağda değil anne karnından itibaren atılabilir. Yirmi beşinci haftada başlayan işitme duyusu göz önüne alınarak annenin rahatlatıcı bir ses tonuyla bebeğine kitap okuyabileceğini söyleyebiliriz. Burada başlangıç yapılarak içselleştirilen kitap okuma eylemi anne- bebek arasında başlı başına bir etkinlik olarak bebek doğunca da devam eder.

Çocuk, dinleme ve dikkatini toplama (Aktan Erciyes, 2019) becerisini geliştirdiği gibi çok önemli safhalar olan anne sütünden ayrılma, tuvalet eğitimi gibi süreçleri de kitabı geçiş nesnesi olarak kullanarak, oradaki semboller ve kahramanlarla kurduğu arkadaşlık ile kolaylıkla geçirebilir.

Evet! Kitap okumak sadece 'öğretici- geliştirici' işleviyle değil ebeveyn ile bebek arasındaki ortak dil oluşumu için önemli bir araçtır. Evde çocukla sohbet etmek için kitaptaki kahramanlardan bahsedilebilir, soru sorulabilir, gerçek yaşantı ile öykü arasındaki benzerliklere atıfta bulunulan konuşmalar yapılabilir…

"Sence sonra ne olmuştur? Bu resim sanki bizim evdeki bir şeye de benziyor, ne olabilir? Sanki bu resimdeki yeri seninle görmüştük! Sonu sence nasıl olsun? Kurbağa gibi biz de ses çıkaralım hadi: vırak vırakk"

Tabii ki burada bahsedilenlerde, okul öncesi yaşlarda, sadece çocuğun nasıl vakit geçirdiğine odaklanmak yetmez! Ebeveynin de çocukla beraberken keyif alacağı kitapları seçmesi önemlidir. (Doğan, 2020). Yani biz söz konusu kitabı çok iyi bir yazara ait ve çok nitelikli diye değerlendiriyorken çocuğun onu sevmemesi mümkün olduğu gibi aynı şekilde bizler de çocuğa hitap eden kitaptan keyif alamayabiliriz. Buna göre yapılacak kitap seçimiyle 'ebeveyn çocuk arasındaki ortak dil' söylemimiz yerini bulacaktır.

Tüm bunlar yüzde doksanı ilk otuz altı ayda tamamlanan zihin gelişimi (Şirin, 2019) için de alıcı dil becerileri için de önemli bir rol oynar. Çocuk sesler, renkler ile tanışırken aynı zamanda kitapla oyuncak gibi vakit de geçirebilir.

Daha büyük çocukların kitaba dair meşguliyeti ise yazarla tanışmak, beraber fuarlara gitmek, imza gününe katılma, kütüphaneleri ziyaret etme ve evde kütüphane oluşturma etkinlikleri olacaktır. Yazarın işin içine katılması çocuğun bağ kuracağı bir kahraman aradığı ergenlik yıllarında önemli bir yere sahiptir. Ayrıca kitabın kıymetli bir hediye olduğunun çocuğa yaşatılması da (Tanju, 2010) özellikle 'kişisel alan/mülk' kavramını oluşturduğu dönemlerde çocuğun tüketim çağında farklı bir açıdan bakması imkanını sunacaktır.

Buradan şunu anlıyoruz, kitaplar sadece 'öğretici' işleve sahip birer bilgi malzemesi olarak değerlendirilmemelidir. Hatta söz konusu çocuk ise bu işlev kitapların çok küçük bir parçasıdır. Bu yüzden kitaplara 'çocukların çok yönlü gelişiminde' bir rol atfediyoruz. Nitelikli çocuk kitapları didaktik olmaktan ziyade çocuğun kendi algılarına dayanarak çıkaracağı sonuca işaret ediyor (Moroğlu, 2019). Sonuç odaklı bir dil değil, süreç odaklı bir dille hikaye nihayete eriyor.

Burada nitelikli olarak değerlendirdiğimiz kitapların çoğunlukla 'yaşsız' sıfatına sahip olduğunu eklemekte de fayda var. Her yaşta insanın içindeki çocuğa dokunan kitaplar; aslında hayal dünyasında benzersiz bir yolculuğa, keşfe çağırır. Çocuk ve kitap ilişkisine odaklanırken; Einstein'ın 'hayal gücü bilgiden daha değerlidir' sözüne kulak vermemiz çok önemli.

Biz de bu yazının devamı niteliğindeki birkaç yazıda, çocuğa dokunan kitapları inceleyecek; okumanın hayata nasıl yerleştirilebileceğine dair çocuk ve ebeveyn ekseninde değerlendirmelerde bulunacağız...

🖋Sena Kübra Çataloğlu