Anne Babalar Buraya

UNUTULMAYACAK SOYADI

Hemen annemin yanına gittim. Telefonu alıp, "Efendim?" dedim. Acaba hangi Gülten çıkacaktı bu konuştuğum?

-Merhaba Mete, kusura bakma rahatsız ettim ama… Sizin minik yavru Simit ne yapıyor, iyi mi diye merak ettim de…

Sesinden tanıyamamıştım hangi Gülten olduğunu. Ama Simit'i sorduğuna göre, doğru Gülten olmalıydı. Yani, Pamuk'un sahibi olan, Kedili Gülten!

-Sağ ol Gülten. Simit çok iyi, artık iyice alıştı bize. Biz de ona tabii…

-Çok sevindim. Biliyorsun, Pamuk dört yaşında. Yani epey zamandır bizimle. Eğer sormak istediğin, kedilerle ilgili öğrenmek istediğin bir şey varsa her zaman sorabilirsin. Neyse, yarın okulda görüşürüz…

-Aslında ben de seni arayacaktım bir şey sormak için… Ama itiraf edeyim, soyadınızı hatırlamadığım için arayamadım...

Ben böyle deyince, Gülten başladı gülmeye!

Ne var ki bunda gülecek? İnsan unutamaz mı, karıştıramaz mı yani soyadları?

-Ah… Mete, hiç sorma. Ben de karıştırdım biliyor musun? Seni arayacağıma, Mete Öztürk'ü aradım önce! Öyle utandım ki… Demek sen de benim soyadımı hatırlayamadın.

Demek Gülten de Meteleri karıştırmıştı… Ha ha ha!

İkimiz de halimize güldük bir süre. İkimiz de sınıf arkadaşlarımızın soyadlarını ezberlememiz gerektiğini anlamış olduk böylece. Yoksa daha çok karıştırırdık böyle birbirimizi! Ya da "Kedili Mete" diye adımın yanına not düşmeliydi Gülten de!

Gülten'e, Simit için bir yatak yapmak istediğimizi söyledim. Ama nasıl yapacağımızı bilmiyorduk. Bu konuda yardımcı olup olamayacağını sordum.

-Aslında, kediler için yapılmış özel yataklar var. Onlardan bir tane alabilirsiniz. Ama isterseniz, siz de evdeki malzemelerle bir tane yapabilirsiniz… Biz de Pamuk'un yatağını kendimiz yapmıştık.

Kedi yatağı için gerekli malzemeleri saydı Gülten: Eski, artık kullanmadığımız bir kazak lazımmış en başta. Bir tane de eski minder. Eğer varsa, iki minder daha da iyi olurmuş.

Ben hemen odama koşup, bir deftere Gülten'in söylediklerini not almaya başladım.

-Minderin birini, kazağın içine koyacaksınız. Sonra, kazağın alt kısmını dikeceksiniz. Yaka kısmını da dikmeniz gerekecek tabii. Sonra, diğer minderin içindeki pamuklarla kazağın kollarını doldurun. İyice dolduktan sonra, kazağın kolları yatağın yanları olacak. İki kolu da birbirine dikeceksiniz… Ve minik Simit'in yatağı hazır!

Epey karışık bir işe benziyordu. Gülten'in söylediklerini tam anlayamamıştım aslında. Ama annem bu işlerden anlar. Aldığım notlarla birlikte anlatırsam, kesinlikle Simit için çok güzel bir yatak yapabilirdi.

-Çok teşekkürler Gülten! Babamın eski kazaklarından birini bulup hemen işe koyulayım. Annemle birlikte Simit için bir yatak yapmak çok zevkli olacak!

-Ne güzel! Simit de çok sevecektir yatağını. O zaman görüşmek üzere Mete Meriç!

-Görüşmek üzere Gülten…

Şey… Ama ben hâlâ hatırlamıyordum ki Gülten'in soyadını… Ne diyecektim şimdi? "Kedili Gülten" denmez ki canım kızın yüzüne yüzüne!

Gülten yine bir kahkaha atıverdi telefonun öbür ucunda.

-Türkkan, Gülten Türkkan. Üzülme Mete, artık bu kadar şeyden sonra ikimiz de soyadlarımızı hiç unutmayız!

🖌 Doğukan İşler
🎨
Zeynep Hafsa Günhan