Anne Babalar Buraya

DÜNYANIN İLK ÜNİVERSİTESİNİ KİM KURDU?

Fatıma El-Fihri

Zengin ve eğitimli bir ailenin kızı olan Fatıma El-Fihrî, Tunus'ta dünyaya geldi. Daha sonra ailesiyle birlikte Fas'a göç etti.

Burada, ailesinin maddi ve manevi desteği sayesinde çok iyi bir eğitim aldı. Fakat dönemindeki birçok insan parasal sıkıntılardan dolayı iyi eğitim alamıyordu. Bu adaletsiz duruma üzülen Fatıma El-Fihri, iyi bir eğitime, herkesin ücretsiz olarak ulaşabilmesinin bir yolunu bulmak istiyordu.

Bu düşüncesinin sonucunda, ücretsiz eğitim veren bir okul kurmaya karar verdi. Fakat bu okulun hem inşaatı hem de idare masrafları için çok para gerekiyordu. Durum böyle olsa da Fatıma bütün maddi imkanını bu yolda adamayı göze almıştı bile. Babasının vefatının ardından Fatıma ve kardeşi Meryem'e büyük bir miras kaldı. Kalan mirasın tamamını kardeşinin de desteğiyle bu hayali uğrunda harcadı.

Dua etmeyi ve emek vermeyi hiç bırakmayan Fatıma El-Fihri 60'lı yaşlarına geldiğinde bu hayaline kavuştu. 859 yılında, dünyanın ilk üniversitesi olarak kabul edilen El-Karaviyyin Üniversitesi'ni kurdu.

Ayrıca üniversitenin yanına aynı isimle büyük bir cami ve kütüphane de inşa ettirdi.
(Karaviyyin Camisi günümüzde bile Kuzey Afrika'nın en büyük camisi.)

Eveeet, ilk üniversiteyi kim kurdu hep birlikte öğrendik. Şimdi de ilk üniversite nasıl bir okuldu diye merak ettiniz değil mi?
Hemen ilk üniversiteyi de kısaca anlatalım:

ÜNİVERİSTEDEKİ ŞARTLAR NASILDI?

Karaviyyin Üniversitesi'nde dersler, 20 kişilik sınıflarda ve halka açık bir şekilde veriliyordu. Yani isteyen herkes gelip dersleri dinleyerek ilim öğrenebiliyordu. Ayrıca bu okulda öğrencilerden ücret alınmaz, bunun yerine öğrencilere burs verilirdi.

HANGİ DERSLER İŞLENİYORDU?

Kur'an-ı Kerim ve İslam hukuku gibi konularda verilen eğitimin yanında, dil bilgisi, tıp, matematik, astronomi, kimya, tarih, coğrafya ve müzik gibi pek çok dersin de eğitimi veriliyordu. Zaman içinde üniversite müfredatına doğa bilimleri, fizik ve yabancı dil gibi dersler de eklendi.

Günümüz şartlarına göre, bizim için bu derslerin bir arada verilmesi normal geliyor olabilir. Ama o zamanlarda bu kadar çok dersi bir arada veren kurumlar yok denecek kadar azdı.

HERKESE AÇIK BİR EĞİTİM YUVASI

Hayır, tabii ki. Fatıma el- Fihri "herkes için iyi eğitim" derken gerçekten herkesi kastediyordu. Kurucusunun bu düşüncesinden dolayı da Karaviyyin Üniversitesi, sadece Müslüman öğrencilere değil Hristiyan ve Yahudi öğrencilere de eğitim veriyordu. Kısacası ilim öğrenmek isteyen herkese kapıları ardına kadar açık olan bir ilim yuvasıydı bu okul.

BU OKULDAN MEZUN ALİMLER

Böylesine kaliteli bir eğitim kurumunda birçok büyük âlim yetişti. Hatta bu alimlerden bazıları, tarihe geçecek eserlerini burada eğitim alırken yazdılar ve bunları El-Karaviyyin kütüphanesine hediye ettiler. Ki böylece onların ilminden bir sonraki kuşaklar da faydalanabilsin.

Üniversitenin önemli mezunlardan birkaçını sayacak olursak: İbn-i Haldun, İbn-i Arabi, El-İdrisi gibi Müslüman âlimleri sayabiliriz. Müslüman âlimlerin yanı sıra Papa II. Sylvester, Yahudi felsefeci İbn-i Meymun ve Afrikalı gezgin Leo Africanus da El-Karaviyyin Üniversitesi'nden mezun olmuştur. Hatta Avrupa'ya sıfır rakamını götüren de yine bu okulda öğrendiklerini kendi halkına anlatan Papa II. Sylvester'dı.

0 RAKAMINI AVRUPA'YA GÖTÜRMEK Mİ?

Şaşırdın değil mi?

Birçok kaynağa göre sıfır sayısını Müslüman âlim Harezmî bulmuş ve matematikte kullanmaya başlamıştır. Müslüman matematikçiler, Harezmî'den öğrendikleri bu rakamı matematik işlemlerinde kullanmaya başladıkları dönemlerde, Avrupa'da 0 rakamı henüz bilinmiyordu. İslam dünyası ile Avrupa arasındaki kültürel ve akademik ilişkilerde öncü rol oynayan El-Karaviyyin Üniversitesi'nde eğitim alan Papa II. Sylvester öğrendiği bu yeni rakamı Avrupa'ya anlattı. Böylece Avrupalılar 0 rakamıyla tanışmış oldu.

Dünya'nın ilk üniversitesi, yaklaşık 1200 yıldır eğitim vermeye kesintisiz devam ediyor!